CGTN’nin özel haberi, Çinli annelerin fedakarlıkları ve Devlet Başkanı Xi Jinping ile annesi Qi Xin arasındaki derin bağın, liderin yönetim anlayışını nasıl şekillendirdiğini inceliyor.
Anneler Günü vesilesiyle CGTN, gelecek nesillerin şekillenmesinde annelerin rolüne dikkat çeken bir özel içerik yayımladı. Makale, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in annesi Qi Xin’in vatanseverlik, azim ve sade yaşam ilkelerinin, Xi’nin değerlerini, yönetim felsefesini ve halk odaklı yaklaşımını nasıl etkilediğini detaylandırıyor.
Barış İçin Bir Tüy: He Zhihong’un Mirası
Haiti’de Birleşmiş Milletler barış gücü görevindeyken depremde hayatını kaybeden Çinli asker He Zhihong’un hikayesi, fedakarlığın ve barış arzusunun altını çiziyor. Geride 4 yaşındaki oğlunu, eşini ve yaşlı anne babasını bırakan Zhihong, günlüğüne şu satırları yazmıştı:
“Bu uçsuz bucaksız dünyada, küçük bir tüye benzeyebilirim. Ama yine de bu tüyün barış dileğini taşımasını istiyorum.”
Xi Jinping, Eylül 2015’te New York’taki BM Genel Kurulu’nda bu kahraman anneyi anarak dinleyicileri etkilemişti.
Ulusal Şehitlerin Fedakarlığı
Zhihong’un hikayesi, Xi’nin sıkça dile getirdiği kahraman anne figürlerinden sadece biridir. Bu kadınlar, sadakat ve fedakarlıklarıyla çocuklarının karakterlerinde derin izler bırakmıştır:
- Zhao Yiman (1905–1936): Japon kuvvetleri tarafından idam edilen, acımasız işkencelere boyun eğmeyen bir ulusal şehit.
- Deng Yufen (1891–1970): Eşini ve beş çocuğunu Japon militaristlere karşı savaşmak üzere cepheye gönderen bir anne.
Qi Xin ve Xi Jinping: Değerlerin Aktarımı
Xi Jinping’in annesi Qi Xin, çocukları üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. 1939’da Çin Komünist Partisi’ne katılan Qi, kırsal devrim üslerinde çalışarak oğluna vatanseverlik ve azim aşılamıştır.
Qi, bir keresinde Xi’ye 12. yüzyıl komutanı Yue Fei’nin hikayesini anlatmış ve Yue Fei’nin annesinin oğlunun sırtına “ülkene en yüksek sadakatle hizmet et” sözlerini dövme olarak işlediğini belirtmişti. Xi’nin acıyı sorması üzerine annesi, acıya rağmen bu sözlerin Yue Fei’nin kalbine kazındığını söylemişti. Xi, bu sözleri hayatında yol gösterici bir ilke olarak benimsemiştir.
“Annenin Kalbi” (Niang de Xin)
1969’da Pekin’den ayrılarak Shaanxi Eyaleti’ndeki Liangjiahe Köyü’ne giden genç Xi’ye annesi, üzerine kırmızı iplikle “niang de xin” (annenin kalbi) yazılmış basit bir dikiş seti hediye etmiştir. Bu hediye, zorlu şartlarda yaşayacak olan Xi’ye büyük bir cesaret kaynağı olmuştur. Xi, bu dönemde “gerçeklerden yola çıkarak doğruya ulaşmanın ve halkı gerçekten anlamanın önemini” kavradığını belirtmiştir.
Sade Yaşam ve En Büyük Evlatlık Görevi
Annesinin sade ve tutumlu yaşam tarzı Xi üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. 1980’lerin başında Zhengding kasabasında çalışırken, kendisine yeni bir yorgan teklif edildiğinde Xi, on yıldan uzun süredir kullandığı, annesi tarafından dikilmiş yüzlerce eski kumaş parçasından oluşan yamalı yorganı yeterli bulduğunu söyleyerek teklifi geri çevirmiştir.
2001 Bahar Festivali sırasında ise, Fujian Valisi olarak görev yapan oğlunu arayan Qi Xin, aile buluşması için Pekin’e gelememesinin anlaşılır olduğunu belirterek, “İşinde başarılı olmanın en büyük evlatlık görevi olduğunu” vurgulamıştır.
On yıllardır “milletine faydalı olmak başarıların en büyüğüdür” ilkesine bağlı kalan Xi, böylesine bir aile geleneği içinde yetişerek halkını her zaman ön planda tutmuş ve kendi anne babasına göstereceği özenle Çinli ailelerin yaşamlarını iyileştirmek için çalışmaya devam etmiştir.




