Dünya Ruh Sağlığı Günü öncesinde 31 ülkede 34 bin kişinin katılımıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştiren ASICS, modern yaşam alanlarının getirdiği hareketsizliğe dikkat çekmek amacıyla dünyanın ilk koruma uyarısını yayımladı. Hazırlanan raporda bireylerin uyanık kaldıkları sürenin yüzde 86’sını hareketsiz geçirdiği saptanırken, konuyu ele alan Human Nature belgeseli de izleyiciyle buluştu.
Konfor odaklı iç mekân dinamikleri ve dijitalleşmenin hareket alışkanlıkları üzerindeki etkisini irdeleyen çalışma, yetişkin nüfusun yüzde 53’ünün tavsiye edilen fiziksel aktivite seviyesine ulaşamadığını gösteriyor. Profesör Brendon Stubbs iş birliğiyle oluşturulan “Hareket Koruma Durumu” (Movement Conservation Status) derecelendirmesi; küresel sağlık rehberleri ışığında hareket düzeylerini aktif, risk altında ve tehlikede olmak üzere üç grupta sınıflandırıyor.
Elde edilen veriler, katılımcıların yüzde 23’ünün haftada 30 dakikadan az egzersiz yaparak “tehlikede” grubunda yer aldığını ortaya koyuyor. İncelenen pazarlarda risk altındaki ya da tehlikedeki yetişkin oranının 2035 senesinde yüzde 56’ya ulaşarak 2,3 milyar kişiyi kapsayacağı öngörülüyor. Ayrıca hareketsiz grubun Ruh Hâli Skoru 100 üzerinden 60 puanda kalırken, aktif grupta bu değer 71 puana ulaşıyor.
Ev Yaşamı ve Değişen Günlük Alışkanlıklar
Günlük yaşamın ev konforuna taşınması da hareketsizliği artıran etkenler arasında bulunuyor. Katılımcıların yüzde 64’ü mevcut yaşam düzeninin günü neredeyse hiç hareket etmeden tamamlamayı kolaylaştırdığını belirtirken, 10 kişiden 4’ü evden üç gün boyunca hiç çıkmadan kalabileceğini ifade ediyor. Araştırma, evden hiç çıkmayanların düşük ruh hâli bildirme ve tehlike kategorisinde yer alma ihtimalinin iki kat arttığına dikkat çekiyor.
Güney Kaliforniya Üniversitesi Biyoloji ve Antropoloji Profesörü David Raichlen şu değerlendirmede bulundu:
Hareketi bir seçenek hâline getiren bir dünya yarattık. Gerçek anlamda hareket etmeden çalışabiliyor, alışveriş yapabiliyor, sosyalleşebiliyor ve eğlenebiliyoruz. Bu hayatı kolaylaştırsa da bedenlerimiz ve zihinlerimiz sağlıklı kalabilmek için düzenli harekete ihtiyaç duymaya devam ediyor.
Bulgular, hareketin sonradan eklenen bir unsur olmadığını; nasıl hissettiğimizin, düşündüğümüzün ve işlev gösterdiğimizin temel bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Cesaret verici olan ise değişim yaratmak için çok fazla harekete ihtiyaç duymamamız. Küçük ve ulaşılabilir fiziksel aktivite anları bile gerçek bir fark yaratabilir. Buradaki asıl mesele, bu anları içinde yaşadığımız dünyaya yeniden dâhil etmek.
ASICS, oyuncu Sigourney Weaver’ın anlatımıyla hazırlanan Human Nature adlı kısa belgesel ile ekranların ve oturma alanlarının günlük hareketin yerini nasıl aldığını inceliyor. Yalnızca 15 dakikalık egzersizin dahi zihinsel ve bedensel iyileşme sağlayabildiği vurgulanarak kamuoyuna “Gelişmek İçin 15 Dakika” (15 Minutes to Thrive) çağrısı yapılıyor.
ASICS Global Pazarlama Başkanı Gary Raucher sürece ilişkin şunları kaydetti:
75 yılı aşkın süredir ASICS, hareketin yalnızca bedeni değil, zihni de dönüştürdüğü inancıyla yoluna devam ediyor. Zaten ASICS adımızın kaynağı da bu. Adımız, Latince ‘Anima Sana In Corpore Sano’ ifadesinden geliyor; yani ‘Sağlam Bedende Sağlam Zihin.’ Günümüzde modern yaşam, hareketi günlük hayatımızdan sessizce çıkarırken, insanlara hareketin gücünü hatırlatmanın her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyoruz. Her yerdeki insanlara yalnızca 15 dakika hareket etmeleri için ilham vermeyi umuyoruz; çünkü kısa süreli hareketler bile hem beden hem de zihin üzerinde anlamlı bir fark yaratabilir.
Harekete dâhil olmak ve detaylı bilgi edinmek isteyenlerin asics.com/movementconservation adresini ziyaret edebileceği aktarıldı.

